Ahuşan ne demek ?

Selin

New member
Bilfiil Akılsal Ne Demek? Başlıkta Felsefe, Alt Başlıkta Kahkaha!

Hepimiz zaman zaman bir kelime duyduğumuzda, kafamızda bir şimşek çakar: “Bu ne şimdi?” İşte “bilfiil akılsal” tam da böyle bir kelime! Bugüne kadar kulaklarımıza çalınan en karmaşık terimler listesine adını yazdırmış durumda. Ama korkmayın! Bugün bu karmaşık, kulağa felsefi gelen ama aslında neşeli bir tartışmaya dönüşebilecek terimi hep birlikte çözmeye çalışacağız. Hazır mısınız?

Bilfiil Akılsal: Duyduğunda Gözlük Takmanızı Gerektiren Bir Kavram!

Öncelikle, "bilfiil akılsal" nedir, ona bir bakalım. “Bilfiil” kelimesi, “fiil” yani eylem kelimesinin “gerçekleşmiş” halini ifade eder. Yani bir şeyin “fiilen yapılmış” olduğunu gösterir. Bu da demek oluyor ki, tam anlamıyla “yapıldı” demek. Peki ya “akılsal”? Burada devreye giren “akılsal”, mantık ve düşünceyle ilgili bir şeyleri anlatıyor. Yani bir şeyin zihinle ve düşünsel faaliyetle ilgili olduğunu ifade ediyor.

O zaman, “bilfiil akılsal” tam olarak ne demek? Kısaca, bir şeyin yalnızca akılla ilgili değil, gerçekten yapılmış, deneyimlenmiş bir düşünsel faaliyetle ilgili olduğunu ifade eden bir kavram. Bunu en basit şekilde şöyle açıklayabiliriz: Bir şey hakkında düşünüp tartışmak, fakat onu eyleme geçirmemek, “akılsal” bir süreçtir. Ancak o düşünceyi hayata geçirdiğinizde, işte o zaman “bilfiil akılsal” gerçekleşmiş olur.

Mizahi Bir Bakış Açısıyla Akıl Yürütme: Erkeklerin Çözüm Odaklı, Kadınların İlişki Odaklı Yaklaşımları!

Burada hepimizin aklına, tabii ki klasik erkek-kadın farkları geliyor. Erkekler genellikle bir sorunu çözmeye odaklanır. “Neyse, bu problemi çözmemiz gerek, hadi hemen bir çözüm bulalım” diye düşünen erkeklerden bahsediyorum. Çözüm odaklılık, akıl yürütmenin güçlü bir yönü! Ancak bir durumu çözmeye çalışırken, bu çözümün insanlar arası ilişkileri nasıl etkileyeceği genelde gözden kaçabilir. Kadınlar ise çoğunlukla ilişkiler üzerine düşünürler, yani yalnızca “bu sorunu nasıl çözerim” yerine, “bu çözüm ilişkilerimizi nasıl etkiler” diye düşünürler. İlişki odaklı bir yaklaşım, aslında “akılsal” düşünmenin sadece kendi iç dünyasında değil, başkalarının dünyasıyla nasıl etkileşime geçtiğine de dair derin bir farkındalık içeriyor.

Fakat gelin bunu biraz daha mizahi bir perspektifle ele alalım: Diyelim ki bir erkek ve bir kadın, bir sokak köpeğine karşı empati gösteriyorlar. Erkek, hemen bir çözüm öneriyor: “Bunu alalım, veterinere götürürüz, ona iyi bakarız.” Kadın ise, önce köpeği bir koklayıp, “Aaa, bu köpek pek mutsuz gibi görünüyor, acaba evine nasıl bir hayat var, belki de daha çok ilgiye ihtiyacı vardır?” diyerek çözüm sürecine başlar. Ne var ki, kadın ve erkek farklı bakış açılarıyla aynı konuda çözüm üretmeye çalışırken, bu da bir anlamda "bilfiil akılsal" bir durumu oluşturuyor.

Felsefi Düşünceler: “Bilfiil Akılsal”i Anlamak İçin Düşünsel Yolculuk!

Şimdi biraz daha derinlere inelim. Felsefi olarak bakıldığında, “bilfiil akılsal” kavramı, sadece bir şeyin düşünsel olarak var olup olmadığıyla ilgili değil, aynı zamanda o düşüncenin gerçekten eyleme dökülmesiyle ilgili bir durumdur. Yani hayal kurmak ile bir şeyi gerçekte yapmak arasındaki ince çizgiye dikkat çekiyor.

Bir örnek üzerinden gidelim: “Büyük bir başarıya ulaşmak” fikri, pek çoğumuzun kafasında dönüp duran bir düşüncedir. Ama bu başarıyı hayata geçirmek için düşündüklerimizin çok ötesine geçmemiz gerekmez mi? Bilfiil akılsal olma durumu, düşüncenin tam olarak hayata geçmiş olmasıdır. Gerçekten bir işi başarmak, yalnızca akıl yürütmekle değil, düşüncelerinizi eyleme dökmekle mümkündür.

Bunu daha da somutlaştıracak olursak, mesela iş yerinde bir projeyi tartışıyorsunuz. “Ah, keşke bu projeyi şu şekilde yapsak” diye aklınızdan geçiyor. Ama gerçekten projeyi uygulamaya koyduğunuzda, işte o zaman “bilfiil akılsal” bir şey yapmış oluyorsunuz. Bir fikri, teoriyle sınırlı bırakmayıp, pratiğe dökmeniz gerektiğinde, işler biraz karmaşıklaşır. Çünkü düşünceler, bazen gerçekleştirilmesi kolay olmayan bir hayal olabilir.

Peki, Bilfiil Akılsal Günlük Hayatımıza Nasıl Yansır?

Günlük yaşamda “bilfiil akılsal” kavramının nasıl işlediğine dair pek çok örnek verebiliriz. Birinin, aldığı yeni bir iş teklifini düşünmesi, “Yapmalıyım mı, yapmamalı mıyım?” diye akıl yürütmesi, ancak sonunda bu düşüncelerle bir eyleme geçmesi, bir anlamda bu kavramın pratiğe dökülmesidir. Ya da belki bir arkadaşınızla yaptığınız bir konuşma sırasında, her şeyin gayet iyi gittiğini düşünüp, sonrasında “Ama, acaba benim söylediğim bazı şeyler yanlış anlaşılır mı?” diye akıl yürütüp, bu kaygılarla hareket etmeniz de bir çeşit “bilfiil akılsal” süreçtir.

Bir diğer örnek, iş yerindeki fikir tartışmalarına dair olabilir. Mesela, bir arkadaşınız size “Yönetici, herkesin şikayet ettiği o hatayı görmemiş gibi davranıyor. Bunu ona nasıl anlatmalıyız?” diye sorar. İşte burada, akılsal olarak düşünmek, durumu çözmek için bir yol haritası oluşturmak, ancak bu haritayı gerçeğe dönüştürmek, bilfiil akılsal bir sürece dönüşür.

Sonuç: Bilfiil Akılsal Kavramı Bizimle Beraber Yaşar!

Sonuçta, “bilfiil akılsal” ne kadar karmaşık bir kavram gibi görünse de, aslında hayatımızın her alanında karşımıza çıkan, düşünceyle eylemin buluştuğu bir noktadır. Akıl yürütmek, sadece teorik kalmak yerine, bunu eyleme dökmek gerektiğinde, gerçek bir değişim başlar.

Sizce, hayatımızdaki en önemli değişiklikler düşünceyi eyleme döktüğümüz anlarda mı gerçekleşiyor? “Bilfiil akılsal” olmak, en sonunda her bireyin içsel yolculuğunda yaptığı en önemli atılımlardan biri olabilir mi? Bu kavramı keşfettikçe, daha fazla eyleme geçmeye nasıl karar verebiliriz?
 
Üst